
Kendini sevmek nasıl olur bilmiyor(d)um ben,
Ne yaparsa kendini sevmiş olur ki insan?
Kendini beğenmekten başka bir şey olsa gerek kendini sevmek.
“SEV KENDİNİ” yazısını okumaya devam etBir Yaşam Günlüğü

Kendini sevmek nasıl olur bilmiyor(d)um ben,
Ne yaparsa kendini sevmiş olur ki insan?
Kendini beğenmekten başka bir şey olsa gerek kendini sevmek.
“SEV KENDİNİ” yazısını okumaya devam et
Değişmekle gelişmek arasında ki farkı anlayamamış olmaktan hâsıl olan bir sitem, bir kabullenememe hali var insanın.
Oysa dün görmezden geldiğin şeye bugün tahammül dahi edemiyor olabilirsin, dün güldüğün şeyi bugün saçma bulabilir, dün üzüldüğün şey bugün gündemin dahi olmayabilir. Önemli olan, bir kapıdan çıkarken arkanda neyin kalması, yanına neyi alman gerektiği konusunda isabetli olman, güç kazandıkça görgünün değerini düşürmemen. İnsan sadece büyüyen değil, duygularıyla, doğru ve yanlışlarıyla, zaafları ve güçlenen yanlarıyla gelişen de bir varlıktır.
“MESELE GELİŞEREK DEĞİŞMEK…” yazısını okumaya devam et
Bailey, “En çok yaşayan, en çok düşünendir” der. James Allen de aynı manayı, hareket, düşüncenin tomurcuklanması; neşe veya keder, onun meyvesidir. Ve insan, böyle kendi eseri olan acı-tatlı meyvelerle yaşar.” şeklinde ifade eder.
“BİR YOLCULUĞUN SERENCAMESİNDE DÜŞÜNME BOYUTU VE ÜSLUP” yazısını okumaya devam et
Solomon adalarının yerli halkı, balta ile kesemedikleri ağaçlar için ilginç bir yöntem kullanıyorlarmış; Ağacın etrafını sarıp kötü söz söyleyerek lanet okuyorlarmış ve ağaçlar bir süre sonra kendiliğinden solup devriliyormuş.
“USÜL, ASILDAN EVLADIR” yazısını okumaya devam et
İbni-i Haldun’a atfedilen bu sözün ona ait olup olmadığı kesin değil. Mukaddime adlı eserinde sözü bu şekliyle okumasak bile anlatılmak istenen muhtevayı görüyoruz. Orta çağın büyük düşünür ve sosyoloğu olan İbn-i Haldun bu eserinde bize çevresel determinizmin en somut örneklerini gösteriyor.
“COĞRAFYA KADERDİR” yazısını okumaya devam et
Coelho, sosyal medyadan paylaştığı mesajında; Kuran’dan “Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır” ayetine yer vermiş.
“ÖTEKİ KİM” yazısını okumaya devam et
Acının tarafı olmadığını savunan mı, acıyı kendinden olmayana mübah gören mi?
Kaynağı acı olan bir durum zaten besin değeri taşımaz da kullanıldığı hali ile ele alacak olursak, gördüğü, duyduğu, bildiği bir acı karşısında duyarsız kalamayan, görmezden gelemeyen, yok sayamayan ve en az acının muhatabı kadar yoğun yaşayan birinin duygu durumu ve ruh halini tahayyül etmek zor olmasa gerek.

İnsansın kırılabilir, gücenebilir, pek tabii çocuklar gibi uluorta ağlayabilirsin de. İnsansın ve bir kalp taşıyorsun tam şuranda. Her şeyin karşısında güçlü, tastamam durman imkânsız. İnsansın kırılmak, ağlamak, düşmek, yolunu kaybetmek, hepsi insana özgüdür.
“İNSANA DAİR” yazısını okumaya devam et
Son bir kaç yıldır Ramazanın bendeki çağrışımı, “kalbin orucuna niyetlenmek”.
Her ibadetin fiziki faydasının yanı sıra sağladığı derin bir mana olduğuna, o mananın kalpteki etkisi ve bu etkinin sağlandığının alamet- i farikasının da devamlılığı olan iyi bir hâl kazanmak olduğuna inanıyorum.

Henüz yaşanmamış günün, yazılmamış bir sayfasının adıdır yarın. Kimine çok uzak, kimine çok yakın olan umut kapısıdır.
“YARIN’ A DAİR NE VARSA…” yazısını okumaya devam et